Vajinal Estetik

Vajinal Estetik, kadınların, genital bölgelerindeki şekil bozukluğu, sarkma, genişleme gibi istenmeyen yada kadını rahatsız eden beğenilmeyen görüntülerin, estetik açıdan tanısı, tedavisi ve düzeltilmesi ile ilgili her türlü cerrahi operasyon ve uygulamalar “Vajinal Estetik” olarak adlandırılır. Genelde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığı ana bilim dalı (ABD) içinde yeni gelişen yeni bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.

Kadınlarda genital organlar

Kadınlarda genital organlar, iki başlık altında sınıflandırılır, bunlar dış genital organlar (vulva), vajinayı kapsayan iç genital organlardır.

Dış genital organlar, mons pubis dediğimiz göbek altındaki kemikli kısım, labia major (dış dudaklar), labia minor (iç dudaklar), klitoris, hymen dediğimiz kızlık zarından oluşur.

  • 1. Venüs tümseği yada 'mons pubis' veya 'mons veneris'

    Venüs tümseği, yanlarda ki büyük dudakların önde birleşmeleriyle oluşan, göbek altındaki kemikli kısmın üstüne rastlayan bir deri kabartısıdır. Bu kabarıklığın nedeni deri altındaki yağ birikintisidir. Venüs tümseğinin derisi üstünde oluşan kıllara pubis kılları denilmektedir.

  • 2. Dış (büyük) dudaklar - Labia Majora

    Büyük dudaklar, kadınlarda dış genital sisteminin (vulva) en dış yan bölümünü oluştururlar. Büyük dudaklar, önden arkaya ve yukarıdan aşağı doğru uzanan bir deri kıvrımı şeklindedir. Altındaki kalın yağ tabakası kabarıklık oluşturur. Ergenlik dönemi ile birlikte, büyük dudaklar hızla büyüyebilir.

  • 3. İç (Küçük) dudaklar - Labia Minora

    Kadınlarda, iç dudaklar, dış dudakların iç tarafına yerleşmiş, vajina ağzını saran ince iki yanda olan iki deri paçasıdır. Genelde, iç dudaklar önde tarafından klitorisi örtecek şekilde yerleşmiştir. Dış dudaklarda ki gibi yağ ve kıl taşımazlar; fakat deri altında “Sebum” denilen bir yağ salgılayan sebase bezleri vardır. İç dudaklar, cinsel ilişki sırasında klitorisa benzer şekilde kan akışı ile sertleşebilen fiziksel ve psikolojik uyarılara duyarlı olan yapılardır.

  • 4. Klitoris

    Klitoris, yunanca küçük tepe anlamına gelen “kleitoris” kelimesinden gelir. İç dudakların arasında kalmıştır. Vajina girişi, İdrar deliği ve klitoris üst üste sıralanmıştır. Çok sayıda sinir ucu ile donatılmış, klitoris, cinsel haz almaya yarar. Klitorisin boyutları kişiden kişiye değişebilir.

  • 5. Kızlık Zarı (Hymen)

    Hymen (Himen), Yunan Mitolojisinde Hymen adı ile bilinen evlilik tanrısının adıdır. Vajinanın girişinde yer alan kızlık zarının orta kısmında bulunan delik, rahim ve vajina akıntılarının ve adet kanamalarının dışa alınmasını sağlar. Kızlık zarının yapısı, şekli, esnekliği her kadında farklıdır.

Vajinal estetik konuları

Doğum sonrası oluşan problemler yada dış ve iç genital organlarda her kadında farklılık gösteren hiç gelişmeme, fazla gelişme veya anormal gelişme şeklinde oluşan problemler tarzında kendini gösterebilir.

Kadınların genital bölgelerindeki bozukluklar, kadını psikolojik açıdan etkileyebilir sonuç olarak bu durum kadının kendisinin ve hayatındaki erkeğin cinsel yaşantısını olumsuz yönde etkileyebilir.

Genelde, Vajinal Estetik, laser cihazların kullanıldığı cerrahi bir uygulamadır. iç ve dış dudak estetiği (Labioplasti) ve vajina daraltma (vajinoplasti) Vajinal Estetik amaçlı yapılan ve en sık görülen uygulamalardır.

 

Bunun yanında diğer vajinal esterik uygulamaları hakkında uzun liste aşağıda verilmiştir:

  • İç ve dış dudak estetiği (Labioplasti)
  • Vajina daraltma (Vajinoplasti-lazer veya cerrahi müdehale)
  • Vajina Yenileme, sıkılaştırma (Vajinal rejuvenasyon –Lazer ile)
  • Dış genital organların sıkılaştırma (Lazer lle)
  • Büyük dudaklara dolgu (Labia majora enjeksiyonları)
  • Büyük dudakların küçültülmesi (Labia majora estetiği)
  • Klitoris üzerideki kıvrımları açma (Klitoral hudoplasti)
  • Genital bölge beyazlatılması (Lazerle genital whitening- renk açma)
  • G noktası büyütülmesi (G spot augmentasyon)
  • Kızlık zarı problem tanısı ve dikilmesi (Himenoplasti)
  • Venüs tümseği estetiği (Puboplasti- Venüs Estetiği)
  • Vajina içi cilt katlantısı oluşturma (Vajinal Rugasyon -Lazer ile)
  • Vajinal floranın düzeltilmesi (Lazer lle)
  • Doğum dikişlerinin ve yara dokularının düzeltilmesi (Lazer lle)
  • Genital siğillerin tedavisi (Lazer lle)
  • Genital bölge radyofrekans rygulamaları (Orgazm fonksiyonunu sağlamak amaçlı)
  • Rahim ağzı konizasyon işleminin yapılması (rahim ağzı kanal dokusunun bistüri ile “koni şeklinde” cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.

CO2 KARBONDİOKSİT FRAKSİYONEL LAZER İLE CİLT TEDAVİLERİ

-Lazerle kırışıklık tedavisi
-Lazerle leke tedavisi
-Lazerle cilt gençleştirme (rejuvenasyon)
-Lazerle cilt gözeneklerinin sıkılaştırılması
-Lazerle yara ve ameliyat izlerinin silinmesi
-Lazerle sivilce(akne)izlerinin tedavisi
-Lazerle cilt çatlaklarının tedavisi
-Lazerle el cildinin gençleştirilmesi
-Lazerle göz altı morluklarının tedavisi

KARBONDİOKSİT (CO2) FRAKSİYONEL LAZER

Yüz ve boyun kırışıklıklarını düzeltme,ameliyatsız yüz gerdirme ve ameliyatsız yüz gençleştirme, akne sivilce izlerini düzeltme, cilt lekelerini, yara ve ameliyat izlerini,cilt çatlaklarını tedavi etmekte son yıllarda başarı ile kullanılan bir lazer sistemidir.

CO2 Karbondioksit lazer 10650 nm dalga boyu ile benzer amaçlar için kullanılan ve 1540 nm dalga boylu Erbium Glass lazer ve 2940 nm dalga boylu Erbium YAG lazere göre çok daha derin dokulara uygulama yapabilmektedir. Bu sayede cildimizdeki kırışıklık, çatlak, leke, yara ve ameliyat izi gibi pek çok sorunu çözebilme imkanına kavuşmaktayız.

Klasik CO2 lazerlerde fraksiyonel fonksiyonu olmadığı için cildin tamamına lazer ışını veriliyor, bu nedenle ciltte uzun süren iyileşme dönemi yaşanıyordu. Böylesine uzun bir iyileşme süreci tedaviyi kısıtlayan bir faktördü. Lazerlere son yıllarda eklenen fraksiyonel fonksiyon sayesinde tedavi çok daha konforlu ve başarılı hale getirilmiştir. İyileşme süresi çok kısalmıştır.

Karbondioksit (CO2) lazerin fraksiyonel fonksiyonu süzgeç gibi düşünülebilir. Dokuların bir kısmına lazer ışını gönderilirken, komşu dokulara ışın gönderilmemektedir. Bu sayede CO2 fraksiyonel lazer ışınları ile buharlaştırılan dokuların, hemen bitişiğindeki sağlam dokular tarafından kısa sürede iyileşmesi sağlanmakta, bu sayede iyileşme süresi daha kısa, kabuklanma çok daha az olmaktadır. Yine bu sayede ciltteki lekelerde daha başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.

Fraksiyonel CO2 lazer cildi nasıl tedavi eder?

CO2 lazer ışınları dokudaki su molekülleri ile etkileşime girer. Bu dokular, lazer ışınları ile 120 mikron çapında sütunlar halinde buharlaştırılır. Uygulama esnasında dokudaki kollagenler kısalır, iyileşme reaksiyonu başlar. Buharlaştırılan dokular,komşuluğundaki sağlam doku adacıkları tarafından hızlı bir şekilde iyileştirilir. Kimyasal peeling ve dermabrazyon gibi doku soyma yöntemleri ile kıyaslanır ise;lazer uygulamasında uygulama derinliği, uygulayan doktor tarafından bilinir, diğer yöntemlerde ise derinlik göz kararı ayarlanır. Yine lazer uygulaması sonrası iyileşme süresi diğer yöntemlere göre çok daha kısa ve konforludur.

Oluşan yeni dokularda kollagen ve elastin gibi bağ dokusu eleman sentezi artmakta, bu da cildin gerilmesi ve gençleşmesi anlamına gelmektedir. Kısaca CO2 lazer uygulaması ile mikrotermal tedavi oluşturulmaktadır.

Dolayısı ile dermabrazyon kimyasal peeling’de olduğu gibi ablatif değil, mikroablatif bir yöntemdir. Uygulama yapılan dokular tahrip edilmeden homojen bir şekilde iyileşme dokusu oluşturulmakta,kısalan kollagen ve yeniden oluşumu sağlayan kollagen ve elastin sayesinde genç ve pürüzsüz bir cilt elde edilmektedir.

Karbondioksit fraksiyonel lazerlerin diğer lazerlerden ne farkı vardır?

Cilt gençleştirme (rejuvenasyon) için kullanılan diğer erbium Glas, erbium YAG gibi lazerler 20-50 mikron derinliğe inebilirler. CO2 fraksiyonel lazer 250 mikron derinlikte mikrotermal zone’ler oluşturabilmektedir. Lazerle cilt tedavisinde çok daha etkilidir. Fraksiyonel fonksiyonu sayesinde klasik lazerlere göre iyileşme süresi, konforu ve uygulama başarısı son derece daha üstündür.

Ameliyatsız Yüz Germe ve Gençleştirme yöntemleri hakkında daha detaylı bilgi almak için burayı tıklayın.

Fraksiyonel Karbondioksit CO2 lazer ile hangi cilt problemlerini tedavi edebiliriz?

-Lazerle kırışıklık tedavisi
-Lazerle leke tedavisi
-Lazerle cilt gençleştirme (rejuvenasyon)
-Cilt gözeneklerinin sıkılaştırılması
-Yara ve ameliyat izlerinin silinmesi
-Sivilce (akne) izlerinin tedavisi
-Cilt çatlaklarının tedavisi
-El cildinin gençleştirilmesi
-Göz altı morluklarının tedavisi

Lazer ile cilt tedavisi bu uygulama ile sınırlı değildir. Vücuttaki tüm cildin pek çok problemini çözmede,gençleştirilmesinde kullanılmaktadır.

Lazer ile tedavinin hazırlığı nasıl yapılır?

Hastanın uygulama öncesi güneş ışınlarından ve solaryumdan uzak kalması gerekmektedir. Heparin, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar, naproksen,tetrasiklin gibi ışığa duyarlılığı artıran ilaçlar kullanıyor ise doktoruna bilgi vermelidir. Yakın zamanda yapılan peeling vb., cilt uygulamaları var ise bu işlemler hatırlatılmalıdır. Geniş alanlara uygulama yapılan durumlarda, uçuk öyküsü olan hastalara uygulamadan bir gün önce antiviral tedavi başlanır ve 5-7 gün devam eder.

CO2 fraksiyonel lazer uygulaması nasıl yapılır?

Özel bir hazırlığa gerek duyulmaz. Uygulamadan önce cilt temizliği yapılıp topikal etkili anestezik krem sürülür. Genel anesteziye gerek duyulan, ağrılı bir işlem değildir. Lazer tedavisi hızlı ve konforludur. Örneğin tüm yüzün gençleştirilmesi ortalama 20-30 dk sürmektedir.

CO2 fraksiyonel lazer uygulaması sonrası:

Uygulama sırasında ve hemen sonrasında soğuk kompres uygulaması yapılır. Nemlendiriciler ve güneş koruma faktörlü, antibiyotikli kremler sürülür. Ertesi gün ılık duş alınabilir. Cilt temiz tutulmalı, günde birkaç kez antibiyotikli kremler sürülüp nemlendirilmeli ve güneş ışınlarına maruz kalınacaksa güneş koruma kremleri sürülmelidir. 3-4 gün sonra makyaj yapılabilir. Birinci gün uygulama alanları kızarır, ardından 4-5 günde dökülen minik kabuklanma dönemi başlar. Kabuklar dökülünce altından pembe, yeni bir cilt çıktığı görülücektir. 2 hafta boyunca cildi nemlendirme işlemi yapılmalıdır.

Karbondioksit fraksiyonel lazerin yan etkileri.

Uygulama sonrası,birkaç gün ciltte kızarıklık ve minik kabuklanma dönemi yaşanır. Bu süreç normaldir. Teknolojisi iyi bir lazer cihazı ile yapılan uygulamanın hem hem iyileşme süreci çok kısa, hem de cilt lekelerine yol açma ihtimali çok çok az olacaktır. Elbetteki uygulamanın başarısı da bu oranda değişecektir.

Lazer uygulaması ağrılı mıdır?

Lokal anestezik kremler sürülerek yapılan lazer uygulaması konforludur. Genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.

Lazer uygulaması kaç seanstır?

Uygulama sayısı, soruna göre değişmektedir. Örneğin hafif kırışıklıklar 1-2 seansla tedavi edilebilirken daha derin kırışıklıklarda 3-4 seans gerekebilir. Yine yüzeysel sivilce izleri ile derin sivilce izlerinin seans sayıları farklıdır. Cilt lekeleri tek seansta giderilebildiği gibi 2. veya 3. seansa ihtiyaç duyulabilir. Seans araları ortalama 1-1,5 aydır.

Karbondioksit (CO2) fraksiyonel lazer fiyatları;

Karbondioksit (CO2) fraksiyonel lazer fiyatları uygulama alanının genişliğine ve seans sayısına göre değişmektedir. Lazerle kırışıklık tedavisi, leke tedavisi, sivilce izi, çatlak tedavisi için ortalama kaç seans yapılabileceği muayene sırasında planlanır ve bu bilgiler hasta ile paylaşılır.

ÜROGYNE C500 İle Vajinal Daraltma

Ameliyata gerek kalmadan, Acısız Ağrısız, cinsel perhize gerek duymadan öğle tatilinde bile yaptırıp işinize dönebileceğiniz bir uygulama. 3 seansta ortalama % 50 – 60 Oranında vajinal sıkılaşma ve gençleşme sağlar.

VAJİNAL SIKILAŞMA

Kadınlarında yüz ve vücut estetiği dışında daha genç ve sağlıklı görünümde olmasını istedikleri vajinal bölgeleri için artık ameliyatsız çözümler mümkün!

Belirli etkenlere bağlı olarak doğal bir relaksasyona uğrayan vajinal bölge kadınları olduğu kadar partnerlerinide yakından ilgilendiren bir sorun haline gelmektedir. Hamilelik, normal doğum, kilo alımı, yoğun seks hayatı, sigara, kronik öksürük, hormon bozuklukları, menopoz ve yaş gibi nedenler kadın cinsel organlarında oluşturduğu deformasyonlar ile vajinal kaslarda gevşeklik, vajina kanalında genişleme, şekil bozuklukları, idrar kaçırma gibi fonksiyonel kayıplara neden olmakta.

Özellikle yaşlanma ve doğum sonrası doğal süreciyle orantılı olarak ortaya çıkan vajinal gevşeme ve sarkmaların oluşturduğu fiziksel değişimler, sürtünme hissinin azalması neticesinde cinsel hazda azalma, eşler arasında soğukluk gibi  sorunlara da neden olabilmektedir.

UROGYNE C500 radyofrekans sistemi; vajen içerisinde alt, üst, sağ ve sol duvarlara 5 er dakikalık 41-43 derecelik kontrollü bir ısı uygulaması ile daha genç ve daha sıkı bir vajinaya sahip olma imkanı sunuyor. Uygulama esnasında herhangi bir ağrı hissi olmaksızın; yaş, elastikiyet durumu ve doğum süreçleri göz önünde bulundurularak 3-5 seans uygulanmaktadır. Uygulama sonrasında hastalar tüm sosyal aktivitelerine geri dönebilirler.Aynı zamanda Kapasitif Prob ile Labia (iç ve dış dudak) bölgesinde yapılacak uygulama ile Labiumlarda gözle görülür toparlanma ve sıkılaşma sağlanmaktadır.

​*Yapılan klinik çalışmalarda 45-60 yaş grubu hastalarda 4 seans sonunda perinometre ile yapılan ölçümlerde vajen içinde yaklaşık %30 oranında sıkılaşma olduğu gözlemlenmiştir.

UROGYNE C500 İle Vajinal Kuruluk Tedavisi

Vagina girişinde (Bartholin ve Skene bezleri) ve rahim ağzındaki özel salgı bezleri sümüksü kıvamda, şeffaf ve kaygan bir sıvı salgılayarak vajinanın kayganlığını sağlamaktadırlar. Sağlıklı ve konforlu bir cinsel ilişki için vagina iyice kayganlaştırılmış (sulanmış) olmalıdır. Bazı durumlarda özellikle cinsel ilişki sırasında vagina kayganlığı yeterli olmaz, buna “vajinal kuruluk” denir.

Böyle bir durumda cinsel ilişki beklenen düzeyde değildir ve hatta kadın açısından ağrılı olabilir. Vajinal kuruluk yakınması genellikle menopoz sonrası yıllarda kadınlık hormonu (estrojen) eksikliğine bağlı olarak oluşur ve menopozda hormon tedavisi ile giderilir. Ancak normal erişkinlerde de vajinal kuruluk yakınması olabilir.

UROGYNE C500 Radyofrekans

Cihazı ile vajina içerisinde oluşturulan 41-43 derecelik ısı ile deformasyona uğramış kolajen yapısını düzelterek ve kılcal damarlarda vaskülerizasyon sağlayarak vajen içerisini daha dinamik hale getirmektedir. Böylelikle ilişki esnasında yaşanan yada POST MENEPOZ dönemindeki kadınların büyük çoğunluğunda oluşan kuruluk %35-40 oranında nemlenme sağlanarak giderilmiş olur. Seans sayısı yaş ve fiziksel duruma bağlı olarak 3-5 seans sürebilmektedir. Seans süreleri yaklaşık 15 dk olup, hasta açısından son derece konforludur.

UROGYNE C500 İle İdrar Kaçırmaya Son

Ağrısız acısız herhangi bir anestezi almadan 2 seansta idrar kaçırma şikayetinden ve aşırı aktif mesane şikayetinden kurtulun.

Stres Üriner İnkontinans 

​İSTEMSİZ KAÇIRMAYA SON !!!

Sadece 10 dakika ..
Stres Üriner İnkontinans tedavisinde bambaşka bir boyut açan UROGYNE C500 Ağrısız kesin çözüm imkanı sunuyor!!

  • Öksürünce,
  • Gülünce,
  • Hapşırınca  idrar kaçıyorsanız  “SUI” sorununuz olabilir.

​​Karın üzerinde basınç oluşturan hapşırma, öksürme, gülme gibi fiziksel etkileşimler esnasında birkaç damla yada daha fazla idrarınız istemsiz olarak dışarı çıkıyorsa endişelenmeyin! Artık Çözümü Var.

Zorlu bir doğum süreci,doğal yaşlanma süreci,aşırı kilo, birkaç defa yapılmış normal doğum, büyük bebek doğurma gibi durumlarda üriner inkontinans durumu ortaya çıkabilir. Mesane kaslarının zayıflaması ile ortaya çıkan bu problem, kadınlarda menapoz ile birlikte, erkeklerde ise yaşlanmaya bağlı yada prostat ameliyatlarından sonra görülebilir.

​UROGYNE C500 ile Üretra bölgesine yaklaşık 10 dakika boyunca uygulanacak olan ısı kontrollü radyofrekans enerjisi ile idrar kaçırma probleminizi ortadan kaldırabilirsiniz. Uygulama esnasında herhangi bir anesteziye ihtiyaç duyulmaz. Uygulama sırasında hasta hiçbir ağrı sancı hissetmez ve uygulamadan sonra sosyal hayatına kaldığı yerden devam edebilir.

Vajinal Estetik

Vajinal Estetik, kadınların, genital bölgelerindeki şekil bozukluğu, sarkma, genişleme gibi istenmeyen yada kadını rahatsız eden beğenilmeyen görüntülerin, estetik açıdan tanısı, tedavisi ve düzeltilmesi ile ilgili her türlü cerrahi operasyon ve uygulamalar “Vajinal Estetik” olarak adlandırılır. Genelde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığı ana bilim dalı (ABD) içinde yeni gelişen yeni bir uzmanlık dalı haline gelmiştir.

Kadınlarda genital organlar

Kadınlarda genital organlar, iki başlık altında sınıflandırılır, bunlar dış genital organlar (vulva), vajinayı kapsayan iç genital organlardır.

Dış genital organlar, mons pubis dediğimiz göbek altındaki kemikli kısım, labia major (dış dudaklar), labia minor (iç dudaklar), klitoris, hymen dediğimiz kızlık zarından oluşur.

  • 1. Venüs tümseği yada 'mons pubis' veya 'mons veneris'

    Venüs tümseği, yanlarda ki büyük dudakların önde birleşmeleriyle oluşan, göbek altındaki kemikli kısmın üstüne rastlayan bir deri kabartısıdır. Bu kabarıklığın nedeni deri altındaki yağ birikintisidir. Venüs tümseğinin derisi üstünde oluşan kıllara pubis kılları denilmektedir.

  • 2. Dış (büyük) dudaklar - Labia Majora

    Büyük dudaklar, kadınlarda dış genital sisteminin (vulva) en dış yan bölümünü oluştururlar. Büyük dudaklar, önden arkaya ve yukarıdan aşağı doğru uzanan bir deri kıvrımı şeklindedir. Altındaki kalın yağ tabakası kabarıklık oluşturur. Ergenlik dönemi ile birlikte, büyük dudaklar hızla büyüyebilir.

  • 3. İç (Küçük) dudaklar - Labia Minora

    Kadınlarda, iç dudaklar, dış dudakların iç tarafına yerleşmiş, vajina ağzını saran ince iki yanda olan iki deri paçasıdır. Genelde, iç dudaklar önde tarafından klitorisi örtecek şekilde yerleşmiştir. Dış dudaklarda ki gibi yağ ve kıl taşımazlar; fakat deri altında “Sebum” denilen bir yağ salgılayan sebase bezleri vardır. İç dudaklar, cinsel ilişki sırasında klitorisa benzer şekilde kan akışı ile sertleşebilen fiziksel ve psikolojik uyarılara duyarlı olan yapılardır.

  • 4. Klitoris

    Klitoris, yunanca küçük tepe anlamına gelen “kleitoris” kelimesinden gelir. İç dudakların arasında kalmıştır. Vajina girişi, İdrar deliği ve klitoris üst üste sıralanmıştır. Çok sayıda sinir ucu ile donatılmış, klitoris, cinsel haz almaya yarar. Klitorisin boyutları kişiden kişiye değişebilir.

  • 5. Kızlık Zarı (Hymen)

    Hymen (Himen), Yunan Mitolojisinde Hymen adı ile bilinen evlilik tanrısının adıdır. Vajinanın girişinde yer alan kızlık zarının orta kısmında bulunan delik, rahim ve vajina akıntılarının ve adet kanamalarının dışa alınmasını sağlar. Kızlık zarının yapısı, şekli, esnekliği her kadında farklıdır.

Vajinal estetik konuları

Doğum sonrası oluşan problemler yada dış ve iç genital organlarda her kadında farklılık gösteren hiç gelişmeme, fazla gelişme veya anormal gelişme şeklinde oluşan problemler tarzında kendini gösterebilir.

Kadınların genital bölgelerindeki bozukluklar, kadını psikolojik açıdan etkileyebilir sonuç olarak bu durum kadının kendisinin ve hayatındaki erkeğin cinsel yaşantısını olumsuz yönde etkileyebilir.

Genelde, Vajinal Estetik, laser cihazların kullanıldığı cerrahi bir uygulamadır. iç ve dış dudak estetiği (Labioplasti) ve vajina daraltma (vajinoplasti) Vajinal Estetik amaçlı yapılan ve en sık görülen uygulamalardır.

 

Bunun yanında diğer vajinal esterik uygulamaları hakkında uzun liste aşağıda verilmiştir:

  • İç ve dış dudak estetiği (Labioplasti)
  • Vajina daraltma (Vajinoplasti-lazer veya cerrahi müdehale)
  • Vajina Yenileme, sıkılaştırma (Vajinal rejuvenasyon –Lazer ile)
  • Dış genital organların sıkılaştırma (Lazer lle)
  • Büyük dudaklara dolgu (Labia majora enjeksiyonları)
  • Büyük dudakların küçültülmesi (Labia majora estetiği)
  • Klitoris üzerideki kıvrımları açma (Klitoral hudoplasti)
  • Genital bölge beyazlatılması (Lazerle genital whitening- renk açma)
  • G noktası büyütülmesi (G spot augmentasyon)
  • Kızlık zarı problem tanısı ve dikilmesi (Himenoplasti)
  • Venüs tümseği estetiği (Puboplasti- Venüs Estetiği)
  • Vajina içi cilt katlantısı oluşturma (Vajinal Rugasyon -Lazer ile)
  • Vajinal floranın düzeltilmesi (Lazer lle)
  • Doğum dikişlerinin ve yara dokularının düzeltilmesi (Lazer lle)
  • Genital siğillerin tedavisi (Lazer lle)
  • Genital bölge radyofrekans rygulamaları (Orgazm fonksiyonunu sağlamak amaçlı)
  • Rahim ağzı konizasyon işleminin yapılması (rahim ağzı kanal dokusunun bistüri ile “koni şeklinde” cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.
CO2 FRAKSİYONEL LAZER

CO2 KARBONDİOKSİT FRAKSİYONEL LAZER İLE CİLT TEDAVİLERİ

-Lazerle kırışıklık tedavisi
-Lazerle leke tedavisi
-Lazerle cilt gençleştirme (rejuvenasyon)
-Lazerle cilt gözeneklerinin sıkılaştırılması
-Lazerle yara ve ameliyat izlerinin silinmesi
-Lazerle sivilce(akne)izlerinin tedavisi
-Lazerle cilt çatlaklarının tedavisi
-Lazerle el cildinin gençleştirilmesi
-Lazerle göz altı morluklarının tedavisi

KARBONDİOKSİT (CO2) FRAKSİYONEL LAZER

Yüz ve boyun kırışıklıklarını düzeltme,ameliyatsız yüz gerdirme ve ameliyatsız yüz gençleştirme, akne sivilce izlerini düzeltme, cilt lekelerini, yara ve ameliyat izlerini,cilt çatlaklarını tedavi etmekte son yıllarda başarı ile kullanılan bir lazer sistemidir.

CO2 Karbondioksit lazer 10650 nm dalga boyu ile benzer amaçlar için kullanılan ve 1540 nm dalga boylu Erbium Glass lazer ve 2940 nm dalga boylu Erbium YAG lazere göre çok daha derin dokulara uygulama yapabilmektedir. Bu sayede cildimizdeki kırışıklık, çatlak, leke, yara ve ameliyat izi gibi pek çok sorunu çözebilme imkanına kavuşmaktayız.

Klasik CO2 lazerlerde fraksiyonel fonksiyonu olmadığı için cildin tamamına lazer ışını veriliyor, bu nedenle ciltte uzun süren iyileşme dönemi yaşanıyordu. Böylesine uzun bir iyileşme süreci tedaviyi kısıtlayan bir faktördü. Lazerlere son yıllarda eklenen fraksiyonel fonksiyon sayesinde tedavi çok daha konforlu ve başarılı hale getirilmiştir. İyileşme süresi çok kısalmıştır.

Karbondioksit (CO2) lazerin fraksiyonel fonksiyonu süzgeç gibi düşünülebilir. Dokuların bir kısmına lazer ışını gönderilirken, komşu dokulara ışın gönderilmemektedir. Bu sayede CO2 fraksiyonel lazer ışınları ile buharlaştırılan dokuların, hemen bitişiğindeki sağlam dokular tarafından kısa sürede iyileşmesi sağlanmakta, bu sayede iyileşme süresi daha kısa, kabuklanma çok daha az olmaktadır. Yine bu sayede ciltteki lekelerde daha başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.

Fraksiyonel CO2 lazer cildi nasıl tedavi eder?

CO2 lazer ışınları dokudaki su molekülleri ile etkileşime girer. Bu dokular, lazer ışınları ile 120 mikron çapında sütunlar halinde buharlaştırılır. Uygulama esnasında dokudaki kollagenler kısalır, iyileşme reaksiyonu başlar. Buharlaştırılan dokular,komşuluğundaki sağlam doku adacıkları tarafından hızlı bir şekilde iyileştirilir. Kimyasal peeling ve dermabrazyon gibi doku soyma yöntemleri ile kıyaslanır ise;lazer uygulamasında uygulama derinliği, uygulayan doktor tarafından bilinir, diğer yöntemlerde ise derinlik göz kararı ayarlanır. Yine lazer uygulaması sonrası iyileşme süresi diğer yöntemlere göre çok daha kısa ve konforludur.

Oluşan yeni dokularda kollagen ve elastin gibi bağ dokusu eleman sentezi artmakta, bu da cildin gerilmesi ve gençleşmesi anlamına gelmektedir. Kısaca CO2 lazer uygulaması ile mikrotermal tedavi oluşturulmaktadır.

Dolayısı ile dermabrazyon kimyasal peeling’de olduğu gibi ablatif değil, mikroablatif bir yöntemdir. Uygulama yapılan dokular tahrip edilmeden homojen bir şekilde iyileşme dokusu oluşturulmakta,kısalan kollagen ve yeniden oluşumu sağlayan kollagen ve elastin sayesinde genç ve pürüzsüz bir cilt elde edilmektedir.

Karbondioksit fraksiyonel lazerlerin diğer lazerlerden ne farkı vardır?

Cilt gençleştirme (rejuvenasyon) için kullanılan diğer erbium Glas, erbium YAG gibi lazerler 20-50 mikron derinliğe inebilirler. CO2 fraksiyonel lazer 250 mikron derinlikte mikrotermal zone’ler oluşturabilmektedir. Lazerle cilt tedavisinde çok daha etkilidir. Fraksiyonel fonksiyonu sayesinde klasik lazerlere göre iyileşme süresi, konforu ve uygulama başarısı son derece daha üstündür.

Ameliyatsız Yüz Germe ve Gençleştirme yöntemleri hakkında daha detaylı bilgi almak için burayı tıklayın.

Fraksiyonel Karbondioksit CO2 lazer ile hangi cilt problemlerini tedavi edebiliriz?

-Lazerle kırışıklık tedavisi
-Lazerle leke tedavisi
-Lazerle cilt gençleştirme (rejuvenasyon)
-Cilt gözeneklerinin sıkılaştırılması
-Yara ve ameliyat izlerinin silinmesi
-Sivilce (akne) izlerinin tedavisi
-Cilt çatlaklarının tedavisi
-El cildinin gençleştirilmesi
-Göz altı morluklarının tedavisi

Lazer ile cilt tedavisi bu uygulama ile sınırlı değildir. Vücuttaki tüm cildin pek çok problemini çözmede,gençleştirilmesinde kullanılmaktadır.

Lazer ile tedavinin hazırlığı nasıl yapılır?

Hastanın uygulama öncesi güneş ışınlarından ve solaryumdan uzak kalması gerekmektedir. Heparin, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar, naproksen,tetrasiklin gibi ışığa duyarlılığı artıran ilaçlar kullanıyor ise doktoruna bilgi vermelidir. Yakın zamanda yapılan peeling vb., cilt uygulamaları var ise bu işlemler hatırlatılmalıdır. Geniş alanlara uygulama yapılan durumlarda, uçuk öyküsü olan hastalara uygulamadan bir gün önce antiviral tedavi başlanır ve 5-7 gün devam eder.

CO2 fraksiyonel lazer uygulaması nasıl yapılır?

Özel bir hazırlığa gerek duyulmaz. Uygulamadan önce cilt temizliği yapılıp topikal etkili anestezik krem sürülür. Genel anesteziye gerek duyulan, ağrılı bir işlem değildir. Lazer tedavisi hızlı ve konforludur. Örneğin tüm yüzün gençleştirilmesi ortalama 20-30 dk sürmektedir.

CO2 fraksiyonel lazer uygulaması sonrası:

Uygulama sırasında ve hemen sonrasında soğuk kompres uygulaması yapılır. Nemlendiriciler ve güneş koruma faktörlü, antibiyotikli kremler sürülür. Ertesi gün ılık duş alınabilir. Cilt temiz tutulmalı, günde birkaç kez antibiyotikli kremler sürülüp nemlendirilmeli ve güneş ışınlarına maruz kalınacaksa güneş koruma kremleri sürülmelidir. 3-4 gün sonra makyaj yapılabilir. Birinci gün uygulama alanları kızarır, ardından 4-5 günde dökülen minik kabuklanma dönemi başlar. Kabuklar dökülünce altından pembe, yeni bir cilt çıktığı görülücektir. 2 hafta boyunca cildi nemlendirme işlemi yapılmalıdır.

Karbondioksit fraksiyonel lazerin yan etkileri.

Uygulama sonrası,birkaç gün ciltte kızarıklık ve minik kabuklanma dönemi yaşanır. Bu süreç normaldir. Teknolojisi iyi bir lazer cihazı ile yapılan uygulamanın hem hem iyileşme süreci çok kısa, hem de cilt lekelerine yol açma ihtimali çok çok az olacaktır. Elbetteki uygulamanın başarısı da bu oranda değişecektir.

Lazer uygulaması ağrılı mıdır?

Lokal anestezik kremler sürülerek yapılan lazer uygulaması konforludur. Genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.

Lazer uygulaması kaç seanstır?

Uygulama sayısı, soruna göre değişmektedir. Örneğin hafif kırışıklıklar 1-2 seansla tedavi edilebilirken daha derin kırışıklıklarda 3-4 seans gerekebilir. Yine yüzeysel sivilce izleri ile derin sivilce izlerinin seans sayıları farklıdır. Cilt lekeleri tek seansta giderilebildiği gibi 2. veya 3. seansa ihtiyaç duyulabilir. Seans araları ortalama 1-1,5 aydır.

Karbondioksit (CO2) fraksiyonel lazer fiyatları;

Karbondioksit (CO2) fraksiyonel lazer fiyatları uygulama alanının genişliğine ve seans sayısına göre değişmektedir. Lazerle kırışıklık tedavisi, leke tedavisi, sivilce izi, çatlak tedavisi için ortalama kaç seans yapılabileceği muayene sırasında planlanır ve bu bilgiler hasta ile paylaşılır.

UROGYNE C500

ÜROGYNE C500 İle Vajinal Daraltma

Ameliyata gerek kalmadan, Acısız Ağrısız, cinsel perhize gerek duymadan öğle tatilinde bile yaptırıp işinize dönebileceğiniz bir uygulama. 3 seansta ortalama % 50 – 60 Oranında vajinal sıkılaşma ve gençleşme sağlar.

VAJİNAL SIKILAŞMA

Kadınlarında yüz ve vücut estetiği dışında daha genç ve sağlıklı görünümde olmasını istedikleri vajinal bölgeleri için artık ameliyatsız çözümler mümkün!

Belirli etkenlere bağlı olarak doğal bir relaksasyona uğrayan vajinal bölge kadınları olduğu kadar partnerlerinide yakından ilgilendiren bir sorun haline gelmektedir. Hamilelik, normal doğum, kilo alımı, yoğun seks hayatı, sigara, kronik öksürük, hormon bozuklukları, menopoz ve yaş gibi nedenler kadın cinsel organlarında oluşturduğu deformasyonlar ile vajinal kaslarda gevşeklik, vajina kanalında genişleme, şekil bozuklukları, idrar kaçırma gibi fonksiyonel kayıplara neden olmakta.

Özellikle yaşlanma ve doğum sonrası doğal süreciyle orantılı olarak ortaya çıkan vajinal gevşeme ve sarkmaların oluşturduğu fiziksel değişimler, sürtünme hissinin azalması neticesinde cinsel hazda azalma, eşler arasında soğukluk gibi  sorunlara da neden olabilmektedir.

UROGYNE C500 radyofrekans sistemi; vajen içerisinde alt, üst, sağ ve sol duvarlara 5 er dakikalık 41-43 derecelik kontrollü bir ısı uygulaması ile daha genç ve daha sıkı bir vajinaya sahip olma imkanı sunuyor. Uygulama esnasında herhangi bir ağrı hissi olmaksızın; yaş, elastikiyet durumu ve doğum süreçleri göz önünde bulundurularak 3-5 seans uygulanmaktadır. Uygulama sonrasında hastalar tüm sosyal aktivitelerine geri dönebilirler.Aynı zamanda Kapasitif Prob ile Labia (iç ve dış dudak) bölgesinde yapılacak uygulama ile Labiumlarda gözle görülür toparlanma ve sıkılaşma sağlanmaktadır.

​*Yapılan klinik çalışmalarda 45-60 yaş grubu hastalarda 4 seans sonunda perinometre ile yapılan ölçümlerde vajen içinde yaklaşık %30 oranında sıkılaşma olduğu gözlemlenmiştir.

UROGYNE C500 İle Vajinal Kuruluk Tedavisi

Vagina girişinde (Bartholin ve Skene bezleri) ve rahim ağzındaki özel salgı bezleri sümüksü kıvamda, şeffaf ve kaygan bir sıvı salgılayarak vajinanın kayganlığını sağlamaktadırlar. Sağlıklı ve konforlu bir cinsel ilişki için vagina iyice kayganlaştırılmış (sulanmış) olmalıdır. Bazı durumlarda özellikle cinsel ilişki sırasında vagina kayganlığı yeterli olmaz, buna “vajinal kuruluk” denir.

Böyle bir durumda cinsel ilişki beklenen düzeyde değildir ve hatta kadın açısından ağrılı olabilir. Vajinal kuruluk yakınması genellikle menopoz sonrası yıllarda kadınlık hormonu (estrojen) eksikliğine bağlı olarak oluşur ve menopozda hormon tedavisi ile giderilir. Ancak normal erişkinlerde de vajinal kuruluk yakınması olabilir.

UROGYNE C500 Radyofrekans

Cihazı ile vajina içerisinde oluşturulan 41-43 derecelik ısı ile deformasyona uğramış kolajen yapısını düzelterek ve kılcal damarlarda vaskülerizasyon sağlayarak vajen içerisini daha dinamik hale getirmektedir. Böylelikle ilişki esnasında yaşanan yada POST MENEPOZ dönemindeki kadınların büyük çoğunluğunda oluşan kuruluk %35-40 oranında nemlenme sağlanarak giderilmiş olur. Seans sayısı yaş ve fiziksel duruma bağlı olarak 3-5 seans sürebilmektedir. Seans süreleri yaklaşık 15 dk olup, hasta açısından son derece konforludur.

UROGYNE C500 İle İdrar Kaçırmaya Son

Ağrısız acısız herhangi bir anestezi almadan 2 seansta idrar kaçırma şikayetinden ve aşırı aktif mesane şikayetinden kurtulun.

Stres Üriner İnkontinans 

​İSTEMSİZ KAÇIRMAYA SON !!!

Sadece 10 dakika ..
Stres Üriner İnkontinans tedavisinde bambaşka bir boyut açan UROGYNE C500 Ağrısız kesin çözüm imkanı sunuyor!!

  • Öksürünce,
  • Gülünce,
  • Hapşırınca  idrar kaçıyorsanız  “SUI” sorununuz olabilir.

​​Karın üzerinde basınç oluşturan hapşırma, öksürme, gülme gibi fiziksel etkileşimler esnasında birkaç damla yada daha fazla idrarınız istemsiz olarak dışarı çıkıyorsa endişelenmeyin! Artık Çözümü Var.

Zorlu bir doğum süreci,doğal yaşlanma süreci,aşırı kilo, birkaç defa yapılmış normal doğum, büyük bebek doğurma gibi durumlarda üriner inkontinans durumu ortaya çıkabilir. Mesane kaslarının zayıflaması ile ortaya çıkan bu problem, kadınlarda menapoz ile birlikte, erkeklerde ise yaşlanmaya bağlı yada prostat ameliyatlarından sonra görülebilir.

​UROGYNE C500 ile Üretra bölgesine yaklaşık 10 dakika boyunca uygulanacak olan ısı kontrollü radyofrekans enerjisi ile idrar kaçırma probleminizi ortadan kaldırabilirsiniz. Uygulama esnasında herhangi bir anesteziye ihtiyaç duyulmaz. Uygulama sırasında hasta hiçbir ağrı sancı hissetmez ve uygulamadan sonra sosyal hayatına kaldığı yerden devam edebilir.

Bizimle iletişime geçin

Sağlığınız bizim için önemlidir. Eğer bu konularda sorularınız varsa, Dr. Tuğrul Abacıoğlu ile aşağıda ki telefon numaralarından veya canlı destek hattımızdan iletişime geçiniz ve randevu alınız