Somon DNA Aşısı

somon-dns-asisi

Cilt bakım yöntemleri arasında kendine yer edinen somon DNA aşısı, içeriğinde saf hyaluronik asit ve somon balığı spermleri bulunduruyor. Saf hyaluronik asit ve somon balığının spermlerinden elde edilen DNA molekülleri ile cildin hücre yenilenmesini katkı sağlamak amacıyla uygulanan ve geliştirilen bir teknik olarak biliniyor.

Tek başına bir uygulama olarak da tercih edilebilen somon DNA aşısı, PRP, ip uygulamaları, botoks ve diğer dolgu uygulamaları ile birlikte de kullanılabilmektedir.

Cildin maruz kaldığı deformasyon etkilerini en aza indirgemek ve hatta yok etmek için uygulanan gençleştirme yöntemlerinden biri olan somon DNA aşısı, son yılların en çok tercih edilen yöntemlerinden biri olmuştur.

Somon DNA Aşısının Genel Özellikleri Nelerdir?

Cildin almış olduğu zararlı güneş ışınları, genetik faktörlerle beraber yaşlanma belirtilerini ortaya çıkartan çevresel faktörlerin ortadan kaldırılmasına yönelik geliştirilmiş bir anti-aging yöntemidir.

İçerisinde bulunan hyaluronik asit ile birlikte cildin zaman içerisinde kaybettiğin nemi tekrar geri kazanmasını sağlayan somon DNA aşısı, deri altına enjekte yöntemi ile uygulanmaktadır.

Genetik ve çevresel faktörler sebebiyle erken yaşlanan, kırışıklıklara maruz kalan ve lekelenmeler ile mücadele eden cildin somon DNA aşısından sonra parlak ve aydınlık bir görünüme kavuşması, ciltte sıkılaşma meydana gelmesi ve cildin elastik dokusunun artması amaçlanmaktadır.

Somon DNA Aşısı Nasıl Yapılır?

Somon DNA aşısı uygulanacak bölgede dezenfekte işlemi gerçekleştirilir ve lokal anestezik bir krem yardımı ile bölge uyuşturulur.

20 dakika kadar bekletilen bölgeye küçük dozlar halinde aşı uygulanır. İşlem toplamda 10 ila 20 dakika arasında sürmektedir.

Gençleştirme uygulamaları ile birlikte kombine bir tedavi olarak uygulanması da mümkündür.

Somon DNA Aşısı Kimlere Yapılamaz?

Alerjik etkilere yol açmasa da tedbirli bir şekilde uygulanması gereken tekniklerden biridir somon DNA tedavisi.Bu sebeple;

  • Damar tıkanıklığı rahatsızlığı olanlar ve geçmiş bir felç öyküsü bulunan kişilere
  • Kan pıhtılaşma bozukluğu olan ve kan sulandırıcı kullanan bireylere
  • Hamilelere ve Kalp hastalarına
  • Diyabet hastalarına uygulanması tavsiye edilmez.

Tedaviden önce hastaya alerji testi uygulanması ve gerekli tedbirlerin alınması tedavi sonrası yaşanabilecek sorunların önüne geçmek için önemli detaylardandır.