GebelikGebelik ve Gebelik Takibi KitabıRizikolu Gebelik Takibi

Rizikolu Gebelik Tanımı ve Takibi

Normal seyreden gebelikler ve doğum dışında bazı teknikler ve testler kullanarak fetüsün sağlığını daha yakın takip etmemiz gereken gebeliklere rizikolu gebelikler denilir.

Başlıca Rizikolu Gebelik Nedenleri

  • Daha önce tekrarlayan gebelik kayıpları
  • Çoğul gebelikler
  • Gebelik ve diyabet
  • Gebelikte sistematik (Kalp damar, Akciğer, Böbrek ve kan ) hastalıkları.
  • Erken doğum tehdidi
  • Suların erken gelmesi
  • Fetüsün geliş Anomalileri
  • Miad geçmesi
  • Enfeksiyon hastalıkları
  • Gebelik kanamaları
  • Fetal gelişme geriliği
  • Kan uyuşmazlığı
  • Gebelik zehirlenmesi
  • Daha önce geçirilmiş sezaryen ile doğum ve rahim ameliyatları gibi durumlarda hem annenin hem de bebeğin daha yakın takip edilmesi gerekmektedir.

Anne karnında Alfa Fetoprotein Ölçümü

Amniosentez Tarama testlerinin pozitif çıktığı durumlarda ya da ultrason muayeneleri esnasında kromozom işareti olabilecek ultrason görüntülerinde ve yaşa bağlı kromozom hastalığı riskindeki artışı düşünerek hastaya teklif edilen karyotip incelenmesi (bebeğin dökülen hücrelerinde kromozom sayımı ) yapmak amacıyla karın cildinden girerek amnios mayiinden 20 cc kadar sıvı alma işlemidir. Bu dönemde rahiminiz yeterince pelvis boşluğu üzerine gelmiş ve karın cildi yolu ile kolayca ulaşabilmektedir. Bebeğin etrafında yeterince sıvı vardır. Bu yüzden kolayca yapılabilmektedir. Esasen tecrübeli bir perinatolog için kalça iğnesi yapmaktan farksızdır.

Amniosentezin yapılma nedenleri;

  • İleri anne yaşında olası yüksek orandaki fetal kromozom anomalisi tespiti
  • Down sendromu gibi kromozomal bozuklukları
  • Rubella veya herpes gibi intrauterin infeksiyonların tespiti
  • İskelet hastalıklarının tespiti ve onayı için
  • Nöral tüp defektlerinde (NTD) Alfa fetoprotein ya da asetil kolin esteraz enzim eksikliklerinde
  • Hemofili gibi sekse bağlı geçen hastalıkların tespiti için Eritroblastosis featalis gibi kan hastalıklarında
  • Cystunria gibi enzim eksikliklerinde
  • Fetal akciğer olgunlaşma tahini
  • Fetal bozuklukların medikal tedavisi
  • Kan uyuşmazlığındaki tablonun şiddetinin tayininde kullanılmaktadır.

Amniosentezin Riskleri

Perinatolojide kullanılan genetik tanı testlerinden birisi olup, en önemli avantajı erken ve hızlı perinatal tanı imkânı sağlamasıdır. Bu yöntemle girişimler 9.Gebelik haftasından itibaren yapılmakta ve 48 saat içinde ilk sitogenetik sonuçlar elde edilmektedir. Amniosentez 16. Haftaya kadar yapılmakta ve hücre kültürleri için ise ortalama 9-10 gün gerekmektedir.

Böylece kesin tanıya gebeliğin ortalarında elde edilmesi nedeniyle:

  • Anne fetüs hareketlerini hissetmeye başlaması
  • Gebeliğin sosyal çevre tarafından biliniyor olması
  • Anne moralitesinin daha çok etkiliyor olması ile ailenin bu dönemde karar vermesi daha zor olmaktadır.

KVB yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı ailenin karar vermesi açısından avantajları vardır. Ama tarama testlerinin şu aşamada 11-14 Haftalarda yapılması nedenleri ile ailenin biyopsiyi onaylaması zamanın gecikmesi nedeniyle daha çok amniosentez uygulaması yapılmaktadır.  Bu yüzden bebeklerinde artmış ense ödemi olan gebelerde diğer tanı yöntemi (20 – 23 haftalarda 2. Düzey ultrasonografi ve fetal ekonun yapılması) gerekli olabilir. Gebeliğin 3. Ayı (11-14 haftaları ) içinde fetal boynun arka kısmında ciltte biriken sıvı nokal kistik higroma, nukal ödem ve ya ense ödemi olarak ifade edilmektedir.

Bu bulgu 3. Ayda görülmekte ve genellikle 2. Üç ayda kaybolmaktadır. Ense ödemi olan bebeklerin %75 de kromozom bozuklukları vardır ve bunların %95 down sendromu teşkil eder. Bebekte ense ödemi farklı nedenleri olup kromozom, kalp, akciğer, iskelet sistemi ve metabolik ve hematolojik hastalıklarda, anne karnındaki mikrobik görülebilmektedir. Artmış ense ödeminde kromozomlar normal olsa bile bebekte diğer sayılan hastalıklar olabilir.

Bu açıdan dikkatli takip ve araştırma gereklidir One Step Chormzomal Assesment of Risk (Oscar) kısaltılması ile adlandırılan laboratuarlarda ultrason ve hormon ölçümleri yapılmaktadır. Bu yöntem sadece bir tarama yöntemidir.  Kesin tanı için tetkiklerin (amnionsentez, kordosentez gebe rahminden su ve çocuk kordonundan kan alınması) hangi hastalara yapılması gerektiğini belirlemede kullanılır. Böylece kısa sürede risk belirlenmekte ve gerekli tanısal girişim olan amniosentez ya da kordosentez yapılmaktadır.

Bugün için bilim adamlarının asıl uğraştığı konu genetik hastalıkların ve şekil bozukluklarının gebeliğin erken döneminde tanımak ve mümkün olduğunca erken (yasal, ahlaki ve insani açıdan) gebeliği sona erdirmektedir. Üçlü testin daha geç yapılması ve doğruluğunun %60 larda olması nedeniyle yapılan çalışmalarda Oscar testin daha erken gebelik döneminde yapılması ve doğruluğunun %95 lerde olması nedeniyle tercih edilmesi ve rutine girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Farklı dallardaki uzmanların bir arada çalışmasının gerekli kıran prenetal tanı merkezinin ortaya çıkması çağın gereğidir. Gebelik sırasında perinatalogların en çok ilgilendiği dönemler 11,16 ve 24. Haftalardır. Bu dönemlere yapılacak test ve görüntü tespiti ile en erken tanıyı koymaya çalışır.

Biz merkezimizde ense kalınlığını ölçmek için Voluson 730 ve Vuloson E8 markalı 4 boyutlu ultrasonları kullanıyor ve üçlü testi rutinden çıkartarak 11 14 hafta tarama testini yapıyoruz. 16-20 haftalar arasında annede a-fetoprotein düzeyi ölçülerek omurilikte açıklık ve benzeri sinir sistemi (neural tüp) bozukluklarını saptamak amacıyla bakıyoruz. Gebelerde yapılan tarama testlerinde artmış risk tespit edilmezse perinatoloji merkezlerine gitmek zorunlu olmasa da 1. Düzey ultrasonografi yapan hekimlerin ultrasonografide deneyim sahibi olması gerekliliğin tartışılmaz bir gerçektir.

Bize göre 37 bazı araştırmacılara göre 35 yaşını geçmemiş ve daha önce sakat bebek doğurmamış bir anne adayının, en azından 11 – 14 hafta ikili tarama testi (OSCAR) sorası bir kez perinatolog tarafından görülmesinin faydalı olduğunu düşünüyoruz. İleri yaş ve testin anormal çıktığı durumlarda bugün için doğrudan amniosentez (gebe rahminden su alınması veya kordosentez – bebek kordonundan kan alınması) önerilmektedir.

Geniş çalışmalar tüm gebelerin %3-5 inin sakat bebek doğumu ile sonlandığını bildirmektedir. Ancak tek bir sakat bebeğin aile ve topluma getirdiği yükler hesaba katılarak mümkün olduğu oranlarda sakatlıklar azaltılmaya çalışılmaktadır. Bugün için, tüm olanaklara rağmen henüz bütün sakatlıkların doğumdan önce tanınması mümkün olmamakla beraber tıptaki gelişmeler ileride bunu da sağlayabilir. O zamana kadar yapabilecek olanları herkesin elde edebileceği şekilde sunmak hekimlerin temel görevleri olarak gözükmektedir. Fetüs annenin rahmi içinde büyükçe alfa feto  protein (EP) denilen sindirim sistemi ve karaciğerden salgılanın AFP 10 13. Gebelik haftaların da en yüksek seviyeye çıkar. Fetüsün idrar yolu ile amnios mayiine atılan AFP, fetüste cilt defektine yol açan animalilerde ve protein kaybının arttığı böbrek bozukluklarında hemamnios mayinde hem de anne karnında artmakla ve böyle bazı sıkıntıların tarama testi olarak kullanılmaktadır.

Testin zamanlaması önemli olup 16 – 18 haftalarda yapılması önerilmektedir. Bu yüzden anne adayının gebelik haftası mutlaka ultrason ile doğrulanmalıdır. Ve sizin ağırlığınızda burada önemli bir faktördür. Her hastaya yapılmasını öneren bilim adamları yanı sıra bazı ülkelerde isteğe bağlı olarak yapılmaktadır. Ancak diyabetli annelerde Nöral Tüp Defekti (NTD) riski yüksek olduğu için AFP testi bu gebelerde mutlak yapılmalıdır. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre gebelik öncesi ve erken gebelikte günlük 0.4 mg folik asit alınmasının NTD riskini NTD riskini %60 oranında azalttığı bildirmektedir.

Daha önce NTD li bebek doğurmuş kadınlara verilen günlük folik asit miktarını arttırmak (5mg) gerekmektedir. Alfa feto protein testi 6-18 haftalarda anne karnında amnisentez yapılarak gebelik kesesindeki sıvıda AFP bakılmalı yüksekse; asetilkolin esteraz (ACE) ve karyotip önerilmelidir. Birçok perinatatoloji merkezinde hekim kendinden eminse AFP yüksekliğinde, başka bir nedenle gerekmiyorsa, amniosentez yapmamakta ve AFP yüksekliği eski kanama vs. nedenlere bağlamaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Call Now ButtonBizi Arayın
Kapalı
Kapalı