Kadın Sağlığı

Rahim Duvarı Kalınlaşması

Rahim duvarı kalınlaşması özellikle belli bir yaştan sonra östrogen etkisi ile rahim içi mukozasının kalımlaşmasıdır. Rahim kalınlaşması kadınların düzenli olarak jinekolojik muayene yaptırması gereken bir sağlık sorunudur. Tedavi edilmeyen rahim kalınlaşması rahim içi tabakasında hücre değişikliklerine sebep olarak rahim mukozası  kanseri başta olmak üzere birçok sağlık problemine neden olur.

Neredeyse tamamı kas yapıdan oluşan rahim iç tabakası aynı zamanda salgı bezleri ve bağ dokulardan oluşur. Rahim içi tabakası her ay kalınlaşır ve adet döneminde vajinadan kanama ile birlikte dökülür. Fizyolojik olarak bu döngü ergenlikten menopoza kadar devam eder.

Rahim Duvarı Neden Kalınlaşır?

Her ay rahim kalınlaşmasının asıl sebebi olası bir gebelikte fetüsün rahim içinde tutunması için yaşam alanı hazırlamaktır. Döllenme oluşmadığında yumurta ile birlikte kalınlaşmış rahim iç tabakası dökülür ve adet kanı şeklinde vajinadan dışarı atılır. Her ay adet döneminde ufak pıhtılı kanamalar da aslında rahim iç tabakasının dökülmesidir.

Ancak bir döllenme meydana gelmiş ise rahim içi artık fetüs için bir yuvadır ve gelişimini 9 ay boyunca burada devam ettirir.

Bunlar rahim kalınlaşmasının fizyolojik nedenleridir ve bu döngü doğal bir döngüdür. Ancak bazı kadınlarda bu sebeplerin dışında rahim duvarı kalınlaşması yaşanır. Nedeni bilinmeyen rahim kalınlaşması endometrial hiperplazi olarak adlandırılır ve mutlaka ama mutlaka rahim duvarının kalınlaşmasına neden olan anomali ya da anomaliler teşhis edilmelidir. Her ay adet dönemi başlangıcı için östrojen hormonu yumurtalıklar tarafından salgılanır. Östrojen hormonunun etkisi ile rahim iç dokusunu oluşturan doku hücreleri hızla çoğalarak birikme sonucu iç tabakayı kalınlaştırır. Bu kalınlaşma, rahim zarının progesteron hormonu ile karşılaşmasına kadar hız kesmeden devam eder. Yumurtlama ile birlikte ortaya çıkan progestreon hormonu, östrojen ile karşılaştığında bu hormonun etkilerini kısıtlar ve kalınlaşmanın hızı yavaşlar. Her iki hormon da vücutta maksimum seviyeye ulaşınca yine aynı hızla azalmaya başlar. Bu aslında adet döngüsüdür ve her ay vücudumuz yorulmadan bu rutini devam ettirir. Herhangi bir sağlık problemi yok ise bu durum menopoza kadar hiç şaşmadan devam eder.Azalan hormonun etkisi ile de yumurtlama başlar ve regl kanaması yani adet görme ile bu olay tamamlanır.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Nasıl Oluşur?

Adet döneminde vücudun normal seyrinde ilerleyen bir düzen vardır. Özellikle adet gününden kısa süre önce yapılan ultrason muayenelerinde rahim duvarının kalınlaşması dikkati çeker ve hastaya adet takvimi sorulur. Adet başlangıcı yakın ise bu kalınlaşma için takibe ya da tedaviye gerek yoktur. Aksine bu durum olması gereken fizyolojik düzenin bir parçasıdır ve her şeyin yolunda olduğunun göstergelerinden biridir.

Endometrial hiperplazide ise rahim duvarı kalınlaşması nın önü alınamaz ve her geçen gün zar tabakayı meydana getiren hücreler hızla artmaya devam eder.Endometrium yani rahim içini kaplayan zar yapı normalden daha fazla kalınlaşır. Her rahim kalınlaşması mutlaka sıkı takip ve tetkik gerektirir. Çünkü anormal rahim duvarı kalınlaşması rahim zarı kanserine neden olduğu bilinen en önemli faktörlerin başında gelir. Düzenli jinekolojik muayene kadın kanserlerinin erken teşhisi için altın kuraldır. Jinekolojik muayenesini aksatmadan düzenli aralıklarla kontrollere giden kadınlarda kanser henüz meydana gelmeden önce teşhis edilebilir. Hücre değişiklikleri tespit edilirse kansere karşın gerekli önlem alınır ve tedaviler yapılır. Rahim duvarı kalınlaşması her daim kanser belirtisi olarak karşımıza çıkmasa da tedavi edilmeyen rahim duvarı kalınlaşmasının kaçınılmaz sonu çoğu hastada rahim zarı kanseridir. Bu, rahim duvarında kalınlaşma olan her kadının kanser olacağı anlamına gelmez ancak kanser riskinin normal popülasyondan daha fazla olduğunu gösterir.

Kimler Risk Altında?

Rahim kalınlaşması riski olan popülasyonu aşağıdaki gibi gruplamak mümkündür:

  • Menopoza girmeye yakın olan 40’lı yaş grubundaki kadınlar,
  • Sık sık adet gecikmesi yaşayan ve adet düzensizliği şikâyeti uzun süredir devam eden kadınlar,
  • Obezite, diyabet gibi kronik hastalıkları olan kadınlar,
  • Polikistik over sendromu yaşayan kadınlar,
  • Meme kanserinin bir türü olan ER (+) kanser türüne sahip olan ve tedavisi için tamoksifen ve türevlerini kullanan kadınlarda,
  • Menopoz etkilerini azaltmak için östrojen hormonu desteğini progesteron ile dengelemeden kullanan hastalarda rahim kalınlaşması sorunu sık görülmektedir.

Rahim Duvarı Kalınlaşması Kansere Yol Açar mı?

Rahim duvarı kanseri

Rahim kalınlaşmasının özellikle de rahim zarı kanserinin öncü nedenlerinden biri olduğu tüm dünyada kabul gören bir kanıdır. Bunun nedeni rahim içinin ya yeteri kadar ya da hiç progesteron ile karşılaşmadan sürekli östrojene maruz kalmasıdır. Hızla artan östrojen rahim içi tabakasını meydana getiren dokuda hücresel bozulmalara neden olur.

Rahim duvarı kalınlaşması teşhisi alan kadınlarda rahim içinden biyopsi ile doku parçası alınır ve parça incelenmek üzere patoloji laboratuvarına gönderilir. Doku içerisinde atipik hücreye rastlanırsa hücresel başkalaşım başlamış demektir bu da kanserin en erken habercisidir.

Bu süreçte kadınların en sık şikayetleri arasında adet dışı yoğun kanama, menopoza girmemiş ise sık sık adet gecikmesi ya da adet aralarında kanama, özellikle kasık bölgesinde toplanan ağrı gibi belirtiler vardır. Bu tip şikayetlerden biri ya da birkaçı varsa zaman kaybetmeden doktora başvurmanız sağlığınızın korunması için oldukça önemlidir. Erken müdahale edilemeyen hücresel değişiklikler kanserin rahim içinde hızla yayılmasına hatta metastaz yani uzak organlara sıçramasına neden olurç bu durumda da kanser tedavisi hem zorlaşır hem de çok daha fazla yıpratıcı etkiler bırakır. Özellikle kadın kanserleri düzenli muayenelerde ile erken teşhis edilmesi en kolay olan kanserler arasında yer alır. Sık sık erken teşhisin vurgulanması tam da bu noktada hayati önem taşır.

Rahim Duvarı Kalınlaşma Tedavisi

hekiminiz, jinekolojik ultrason muayenesi sırasında rahim kalınlığını milimetrik olarak ölçer ve anormal değerler ile karşılaşırsa size beklediğiniz adet tarihini sorar. adet tarihiniz yakın değilse ve rahim içinde şüpheli bir kalınlaşma varsa parça alınır ve biyopsi yapılmak üzere patolojiye gönderilir.Kalınlaşma adet dönemindeki kalınlaşmadan fazla ise ve adetiniz yakın ise de doktorunuz adet sonrası sizi yeniden muayene etmek isteyebilir. rahim, vajinaya açılan bir organ olduğu için ulaşılması kolaydır ve parça alınması için ameliyata ya da girişimsel cerrahiye gerek kalmadan muayene esnasında doku örneği alınabilmektedir.

Rahim kalınlaşmasının nedenleri araştırılır ve çoğunlukla progesteron hormonu desteği verilerek rahim içi tabakasının çatlayarak dökülmesi yani adet olunması sağlanır. ancak rahim duvarı kalınlaşması teşhis edilmiş ise mutlaka hekiminizin önereceği ilacı önerilen dozda kullanmanız gerekir. tedavi tamamlandığında ultrason ile rahim duvarı kalınlığı yeniden ölçülür ve azalma var ise tedavi başarılı olmuş demektir. Ancak hastanın düzenli aralıklarla kontrol muayenesi çağırılması ve kalınlaşmanın tekrar edip etmediği kontrol edilmelidir.

İlaç desteğine rahmin zarda kalınlaşma devam ediyorsa ya da azalma görülmediyse en etkin tedavi yöntemi cerrahi olmaktadır. Biyopsi sonucunda hücresel değişikliklerin saptandığı kadınlarda endometrium kanseri riski oldukça fazladır. Kadının çocuk düşüncesi yoksa ya da menopoza girmiş ise hekim rahimin cerrahi ile çıkartılmasını önerecektir. Rahmin çıkartılması, rahim kanseri oluşması riskini tamamen ortadan kaldıran tek yöntemdir.

Rahim kalınlaşmasında en önemli problem östrogen salgılayan bir tümörün olup olmadığının araştırılmasıdır.5 mm in üzerini aşan her türlü endometrium kalınlığında parça alınması gereklidir.Bu parça alınmasını bazen çok küçük aletlerle ağrısız yapılma şeklinde olabileceği gibi uyutarak kazıma şeklinde olabilir. Bu yüzden kadınlarımız yılda bir kez jinekolojik ultrason muayenei ve rutin vaginal smear yaptırmaları gereklidir.

 

Rahim ağzında yara nedir?

 

Detaylı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz.
Tel:  +90 530 117 34 34
Mail:info@abacioglu.com.tr

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonBizi Arayın
Kapalı
Kapalı