1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 Kişi oy verdi)
Loading...

Kısırlık ve Tedavisi

Kısırlık ve Tedavisi, genel prensip olarak, doğum kontrolü ve hamileliği önleyen korunma tedbirlerini bıraktıktan sonra bir yıl süreyle düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebe kalamayan çiftler için önemli bir tedavi adımıdır.

Modern çağın çiftleri çoğunlukla planlı gebeliklerle çocuk sahibi olmayı tercih etmektedirler. Gebelik planlaması kapsamında, çocuk sahibi olmak isteyen çiftler prekonsepsiyonel (gebelik öncesi) değerlendirme için bir kadın doğum uzmanına başvurmaları gerekmektedir.

Diğer bir durum, eğer çocuk sahibi olmayan çiftlerden kadın 35 yaş üzerinde ise, ve altı ay süreli düzenli korunmasız ilişki sonrası hamilelik mümkün olmadıysa, nedenleri konusunda araştırmaya yapılmalıdır.

Aynı şekilde, adet düzensizliği bulunan kadınlarda ve kalıtımsal olarak yada diğer faktörlerden dolayı elde edilen bilgilerden infertilite ile ilgili risk faktörleri bulunan hastalarda da değerlendirmeye hemen başlamak gerekir.

Çocuk sahibi olamayan çiftlerin durumları incelendiğinde hemen hemen üçte birinin de sebep erkekten kaynaklı, üçte birinde kadından kaynaklı olup, geri kalan çiftlerde ise hiçbir tam bir sebep bulunamayabilir. Fakat bu durum korkulacak bir durum değildir, çünkü tam olarak tanı konulmasa bile hiç sebep bulunamayan hastalar için çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Genel olarak kadınlarda yumurtlama sorunları, hormonal sorunlar, ya da genital organlarla ilgili sorunlara bağlı kısırlık sorunları ortaya çıkabilir. Kadınlar için yaş kısırlık açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir faktördür.

Kadınlarda yaşa bağlı olarak yumurta sayısı azalır. Genellikle sağlıklı genç çiftler için aylık gebe kalma ihtimali veya oranı %20 civarındadır. Bu oran 30’lu yaşlardan itibaren düşmeye başlar.Özellikle 37 yaş ve sonrası daha hızlı bir şekilde azalır. Kadınların yanında, erkeklerde de yaş önemli olmaktadır bu kadınlara göre daha az belirgindir. Ek olarak, kadınlarda vücut kitle endeksinin aşırı düşük ya da yüksek olması, dengesiz bir kilo sorunu, aşırı egzersiz, alkol ya da sigara tüketimi hamile kalma ihtimalini azaltır.

Benzer şekilde, erkeklerde de sigara, alkol, uyuşturucu ya da steroid kullanımı spermleri olumsuz yönde etkileyebilir. Kısırlık tedavisinin başlangıcında, kadının detaylı bir gelişim ile ilgili hikayesini dinlemek ve fizik muayene gereklidir.

Kısırlık nedenleri konusunda araştırma yapılırken aşağıdaki konularla ilgili olarak doktorunuza detaylı bilgi vermeniz önemlidir:

  • Kullanılan ilaçlar.
  • Geçirilmiş hastalık (özellikle cinsel yolla bulaşan) ve cerrahi müdahaleler.
  • Aile öyküsünde doğumsal anomaliler.
  • Daha önceki gebelikler varsa bunların sonuçları.
  • Alkol ve sigara kullanımı.
  • Mesleki riskler.
  • Daha önce kullanılan doğum kontrol yöntemleri.
  • Korunmasız cinsel ilişkiye başlama süresi.
  • Cinsel ilişki sıklığı.
  • Cinsel ilişkide yaşanan zorluklar.
  • Kayganlaştırıcı kullanımı.

Ayrıca kısırlık araştırması yapılırken ,kadınlarda temel değerlendirmede kullanılabilecek testler aşağıdaki gibidir:

  • Bazal vücut sıcaklığı ölçümleri.
  • İdrarda LH ölçümü (yumurtlamayı belirler).
  • Progesteron,prolaktin,tiroid hormonları.
  • Over rezervi için kan testleri.
  • Vajinal ultrasonografi.
  • Histerosalfingografi(ilaçlı rahim filmi).
  • Sonohisterografi (rahim içine sıvı doldurularak yaına vajinal ultrasonografi).
  • Histeroskopi(rahim içine kamera ile bakılması).
  • Laporoskopi(karın içine kamera ile bakılması).

Yukarıda ki testlerin hangisinin ihtiyaç olduğuna doktorunuz karar verecektir.

Bazal vücut sıcaklığı ölçümleri, yumurtlama sonrasındaki hafif vücut sıcaklığı artışını tespit etmeye yönelik bir testtir. Progesteron (önemli kadınlık hormonlarından biri ) ölçümü de adet siklusun (adet kanama döngüsü) -ilk adetten son adete (menopoz) kadar süre, belli bir gününde yapıldığı takdirde, yumurtlama olup olmadığını gösterebilir. Erkek partner için temel test sperm testidir. Gerekli görülürse ürolojik muayene önerilebilir.

Kısırlık Tedavisi

Kısırlık teşhisi amaçlı yapılan ön değerlendirmeler sonrası kısırlık tedavisi için yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar, cerrahi ya da tüp bebek tedavisi gibi çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Yaşam tarzı değişiklikleri kişiden kişiye değişir ve kilo alınması ya da verilmesi, daha az ya da çok egzersiz, sigara ve alkolün bırakılması gibi önlemleri kapsar.

Cerrahi önlemler olarak, erkeklerde varikosel (testislerdeki kanı boşaltan toplar damarların varisleşmesi) tedavisi için, kadınlarda ise endometriosis (Endometrium hücre tabakası vücutta sadece rahimde yer almaktadır; bu hücre tabakasının vücutta rahim harici başka bir bölümde yer alması sonucu endometriosis hastalığı oluşur), vajinal ya da uterin (rahim) septumlar (rahim içerisindeki bu boşluğu sağ ve sol şeklinde ikiye ayıran perde şeklinde oluşuma septum denir) ya da fallop tüplerindeki (uterusun –rahim, üst köşelerinden yumurtalıklara kadar uzanan, her biri yaklaşık 10 cm uzunluğunda iki borudur) yapışıklıklar için önerilebilir.

Kadınlarda hormonal kısırlık nedenleri arasında en sık görülen polikistik over sendromudur (cinsel hormonlardaki bozukluğu dışarı yansıtan bir sendromdur) Bu tür hastalarda bazı hormonal düzensizlikler ve adet düzensizliği çok görülür. Bu hastalar, yaşam şekli değişikliği (diyet ve egzersiz) ve ilaç tedavisine çok iyi cevap verirler. Ek olarak tiroid ya da prolaktin hormonu ile ilgili sorunlar varsa bu durum ilaç tedavisi gerektirir.

Kısırlık tedavisinde ilk adım genellikle yumurtlama tedavisidir (ovulasyon indüksiyonu). Bu işlemde ilaç yardımıyla kadında yumurtlamanın sağlanması amaçlanır. Bu amaçla en sık kullanılan ilaç klomifen sitrat’tır. Bu tedavi ile 6 siklus (adet kanaması) sonrası kadınların yaklaşık %40’ında hamilelik sağlanır. Yan etkileri yok denecek kadar hafiftir ve bu yan etkiler sıcak basması, bulantı, göğüslerde hassasiyet ve duygusal değişiklikler olarak görünür.

Klomifen sitrat ilacı kullanılarak yapılan tedavi ile başarı elde edilemezse, gonadotropinler (kadın ve erkeklerde yaşanan doğurganlık ve üretkenlik sorunlarını çözmek için enjekte edilebilen hormonlardır ve insan vücudunda da üretilir) kullanılarak yumurtlama tedavisi yapılması denenir. Gonadotropinler ayrıca tüp bebek tedavisinde çok sayıda yumurta elde edilmesinde de kullanılan ilaçlardan biridir.

Gonadotropin tedavisine adet döneminde başlanır. Günlük enjeksiyonlar şeklinde uygulanır , ultrasonografi takibi ile doz ayarlaması yapılır. Foliküller (her kadında normalde yumurtalıklarda bulunan ve yumurta hücresini içeren ufak keseciktir) belli bir boyuta ulaştığı zaman HCG hormonu (Gebe kalındığını müjdeleyen hormon olarak da bilinir) enjeksiyonu yapılarak yumurta çatlaması sağlanır. Klomifen sitrat tedavisinde ikiz görülme oranı yaklaşık % 10’dur. Üçüz çok daha nadir görülür. Ancak gonadotrpin tedavisi ie elde edilen gebeliklerin yaklaşık % 30’u çoğul gebeliktir. Bunların da yaklaşık üçte ikisi ikiz, kalanı ise üçüz veya daha fazlasıdır.

Ayrıca nadiren ovarien hiperstimulasyon (yumurtalıkların aşırı uyarılması) sendromu denen bir yan etki de görülebilir.
İntrauterin inseminasyon ( aşılama tedavisi), yumurtlama zamanına mümkün olan en yakın sürede , fazla sayıda sağlıklı spermin rahim içerisine yerleştirilmesi işlemidir. Genellikle ovulasyon indüksiyonu tedavisi sonrası uygulanır.

Tüp bebek tedavisi, laboratuar ortamında yumurta ve spermin birleştirilerek, embriyonun oluşması ve embriyonun rahim içerisine transfer edilmesi işlemidir. Özellikle cerrahi tedavisi yapılamayan fallop tüpü hasar ve tıkanıklıkları, şiddetli endometriosis, prematür ovaryen yetmezlik, bazı erkek infertilitesi durumları ve sebebi açıklanamayan infertilite hastaları için uygundur.

Dr. Tuğrul Abacıoğlu, bu tedavi yöntemlerinin tamamını uygulayabilmektedir.

Bizimle iletişime geçin

Sağlığınız bizim için önemlidir. Eğer bu konularda sorularınız varsa, Dr. Tuğrul Abacıoğlu ile aşağıda ki telefon numaralarından veya canlı destek hattımızdan iletişime geçiniz ve randevu alınız.

Facebook Yorumlar

Sevdiklerinle Paylaş!