GebelikGebelik ve Gebelik Takibi KitabıRizikolu Gebelik Takibi

Gebelik ve Yüksek Tansiyon, Gebelik Zehirlenmesi, Riskli Gebelik Takibi ve Kardiotografi

GEBELİK ve YÜKSEK TANSİYON, GEBELİK ZEHİRLENMESİ

Gebelik öncesi ve sırasında ortaya çıkan tansiyon yükselmesi anne ve bebek için ciddi sorunlar oluşturabilir. Gebelikle ortaya çıkan tansiyon yüksekliği, ödem ve idrarda albümin atılımının artmasıyla karakterizedir.  Nedeni bugün için hala tam olarak bilinmeyen tablo gebelik zehirlenmesi (toksemi, eklampsi­ preeklampsi) olarak bilinir. Bu tablo normal olan kadınların %5’inde, kronik böbrek ve kalp-damar hastalıkları olan kadınlarda ise %20-40’ında görülebilmektedir. Bu tablonun bebekteki başlıca olumsuz etkisi kan akım miktarındaki azalmadır.

Annede ise beyin ödemi (beyinde su toplanması), karaciğer ve böbrek yetmezliğine kadar uzanan bir hastalık tablosu ortaya çıkabilir. Böylece gebede eklampsi (sara) atakları ve hayati tehlike oluşturan bir hastalık ortaya çıkabilir. Bütün olumsuzluklara rağmen bu durum doğru takip ve tedavi ile sıklıkla düzeltilebilir ve eklampsi nöbetleri kısmen de olsa önlenebilir. Genellikle doğumdan sonra annede tansiyon tablosu normal seyrine dönmektedir. Ancak gebelik takipleri sırasında bu tabloya doğru bir giriş varsa( tansiyon yüksekliği, hızla oluşan şişlikler, idrarda albümin tespiti) en son aşamaya gelmeden müdahale ederek (gebeliğin sonlandırılması) öncelikle anne daha sonra bebek kurtarılabilir.

Gebelikle oluşan yüksek tansiyon, önceden normal tansiyonlu olan gebenin, gebeliğinin 2. Yarısında, kan basıncının 140/90 mm Hg olmasındır. Altı saat veya daha uzun aralıklarla bu basıncın tespit edilmesi ile gebelikle oluşmuş yüksek tansiyon tanısı konulur. Aşağıdaki işaretlerden bir veya birkaçı olmadığı hallerde preeklampsi hafiftir. Aksi olduğu takdirde ağır preeklamsi bahis konusudur ve gebenin çok yakın takip edilmesi gerekmektedir.

  • 6 saatlik aralıklar ile 2 kez yatar vaziyette tansiyonun 140/90m Hg’nın üzerine çıkması
  • 24 saatlik idrarda albüminin 5 gr üzerinde olması
  • 24 saatlik idrarın 400 ml altında olması
  • Bilinç bozuklukları, baş ağısı, bulanık görme
  • Pulmoner ödem ve siyanoz
  • Mide bölgesinde ağrı
  • Sebebi bilinmeyen karaciğer fonksiyon bozukluğu
  • Trombosit sayımının düşmesi

Uygun gebelik öncesi ve gebelik sırasındaki takip, ciddi “gebelik zehirlenmesi” hastalığının görülme sıklığını azalttığı ve anne ve bebek sağlığını olumlu etkilediğine dair kesin kanıtların olması nedeniyle gebelik öncesi ve sonrasında takibin faydası açıktır.

RİSKLİ GEBELİKTE TAKİP

Başlıca takip yöntemi anne ve bebeğin iyilik halinin belirlenmesi için;

  • Gebenin sistemik ve düzenli muayenesi
  • Tansiyon
  • Kilo
  • Ödem
  • İdrar ve kan testleri
  • Ultrasonografi
  • Büyüme hızı ve simetrisi
  • Rahimdeki sıvı miktarı
  • Bebekte sakatlıkların tespiti
  • Tarama testlerinin yapılması
  • Doppler Ulstrasonografi
  • Kardiotografi yapılır

 

KARDİOTOKOGRAFİ

Kardiotokografi;  anne karnındaki bebeğin kalp atımlarını ve rahim kasılmalarını birlikte veya ayrı ayrı ses, sayı ve grafik olarak gösterebilen elektronik bir cihazdır. Özellikle çocuğun anne karnındaki iyilik halini belirlemede son derece faydalıdır. Ayrıca doğum kasılmalarını diğer organlardan kaynaklanan ağrılardan ayırt ederek erken doğum tanı ve takibinde kullanılır. Temel olarak çocuk kalp atımını sesle, rakamla ve grafikle tespit eden ultrasonik bir cihazla, rahim kasılmaları sırasında ortaya çıkan elektriksel enerjiyi rakam ve grafikle gösteren iki ayrı cihazın birleşimi olan tek bir elektronik cihazdır.

Kullanım yerleri

  • Doğum öncesi rizikolu gebeliklerin takibi
  • Doğum esnasında sürekli veya aralıklı olarak bebeğin durumu ve ağrıların kontrolü, olarak 2 ana başlık altında toplanabilir.
  • Rizikolu gebeliklerin takibinde kardiotokografi,

Kan Uyuşmazlığı

  • Yüksek tansiyon
  • Önceki doğumunu sezaryenle yapan
  • Şeker hastalığı ( gebelikle birlikte ortaya çıkan veya gebelikten önce var olan)
  • Derin anemi (kansızlık)
  • Doğumun gecikmesi
  • Anne karnında gelişme geriliği olan bebek tespit edilmesi
  • Çoğul gebelikler
  • Bebeği etkileyen diğer dahili hastalıklar (kalp, akciğer, böbrek) varlığında yapılır.

Yukarıdaki derlendirmeler anne karnındaki bebeğin bir sıkıntısı olup olmadığının tespitine yöneliktir. Bebek, anne veya çocuğun eşine (plasenta,  etene, kordon) ait nedenlerle çocukta sıkıntı  (fetal distres)olup olmadığına karar vermek için yapılır. Genellikle bu değerlendirme için 28-32.  Haftadan sonra yapılan düzenli NST (Non Stress Test)  kıymetlidir. Çünkü 28-32.  Haftadan önce yapılan kayıtlar çocuğun otonom sinir sistemi tam olarak olgunlaşmadığından yanlış yorumlara neden olabilmektedir. Ciddi rizikolu gebeler gerekirse hastaneye yatırılarak sabah akşam NST yapılabilirse de genel olarak haftada 1-2 kez ayaktan kontroller şeklinde uygulama yelerli olmaktadır.

Anne yemekten 1-2 saat sonra, sol yan yatış pozisyonunda kardiolokorafi cihazına bağlanarak çocuğun uyarılarla veya kendiliğinden hareketleri sırasında dakikadaki kalp atım hızındaki artış yazdırılarak okunur. Sağlıklı bir bebekte 15 dakika içinde 2 kez 10-20 atımlık hızlanmalar olmalıdır. Her negatif NST çocuğun sıkıntıda olduğunu göstermemekle birlikte sıkıntıdaki bebeklerin büyük çoğunluğu yeterli hızlanma gösterememektedirler. Böyle bir durumda gebeliğin haftası da uygun ise (erken doğum riski!) suni sancı verilerek ağrılarla kalp atımının nasıl değiştiği belirlenmeye çalışılır. Bu test daha güvenilir olmakla birlikte erken doğuma neden olabilmesi bir dezavantajdır. Bu yüzden daha çok doğumun zaten gecikmiş olduğu hallerde kullanılmaktadır.

Doğum eylemi sırasında

Takiplerinde her şey normal olsa da doğum ağırları başladıktan sonra çocuk, anne veya çocuk eşine (plasenta, göbek kordonu) ait nedenlerle çocukta sıkıntı olabilir. Bu yüzden bizce düzenli doğum ağrıları oturduktan sonra en az bir kez 10-15 dk süreyle ağrılar ve çocuk kalp atımları kaydedilerek değerlendirilmelidir. Daha sonra belirgin bir risk yok is ağrılardan sonra kulakla çocuk kalp atımlarının doktor veya doğum hane hemşire veya ebesi tarafından uygun aralıklarla kulaklıkla dinlenerek sayılması yeterlidir. Çünkü doğum eylemi sırasında çocuğun sıkıntısını gösteren en önemli kalp atımı özelliği ağrıların bitimini takiben yavaşlamalarıdır.

Ayrıca kordon sıkışması, aşırı rahim kasılmaları ile ilgili direk veya dolaylı olarak kardiotografi ile bilgi edinmek mümkün olabilir. Belirgin olarak riskleri olan gebelerde doğum baştan sona kadar kardiotografi ile takip edilebilir.

Yukarıda da belirtildiği gibi kardiotografi anne karnındaki bebeğin değerlendirilmesinde kadın doğum uzmanının en önemli yardımcısıdır.Bebek ve anneye hiçbir zararı olmayan bu yöntemle risk grubunda olmayan bir annenin bebeği iyi olarak değerlendirilmişse bir hafta içinde bebeğin anne karnındaki kaydedilme olasılığı sadece %0.5 tir.

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Call Now ButtonBizi Arayın
Kapalı
Kapalı